Hepimiz Parcacik Fizikciyiz, Hepimiz Pilotuz
Tarih: 3 Kasim 1996
Olay: Susurluk Kazasi
Takip Eden Milli Surec: Saskinlik. Kizginlik. Isyan. Endise. Sorumlulari arayis. Medyada, okulda, isyerinde, kahvehanelerde, ev toplantilarinda ve her kose basinda derin devlet konulu derin tartismalar. Asla unutmayacagiz. Hepimiz derin devletiz, hepimiz siyasetciyiz. Milletiz, butunuz. Surekli Aydinlik Icin Bir Dakika Karanlik. Unutkanlik.
Tarih: 17 Agustos 1999
Olay: Buyuk Marmara Depremi
Takip Eden Milli Surec: Tarifi imkansiz uzuntu. Kizginlik. Sorumlulari arayis. Korku. Apartman tetkikleri. Medyada, okulda, isyerinde, kahvehanelerde, ev toplantilarinda ve her kose basinda deprem ve jeofizik konulu tartismalar. Asla unutmayacagiz. Hepimiz jeofizikciyiz, hepimiz deprem uzmaniyiz, hepimiz insaat muhendisiyiz. Milletiz, butunuz. Aliskanlik. En seksi erkek Ahmet Mese Isikara. Unutkanlik.
Tarih: 30 Kasim 2007
Olay: Isparta’da AtlasJet ucaginin dususu
Takip Edecek Milli Surec?
Bugun bilgisayarimi acip dunya ile iletisimi kurdugum anda bu kotu ucak kazasi haberi ile gune basladim. Dogal olarak konu ile ilgili detaylari ogrenmek istedim. Kurtulan olmadigini ogrenince daha cok uzuldum. Allah’tan hayatini kaybedenlere rahmet, yakinlarina sabir diliyorum.
Son zamanlarda rotasini bulmakta zorlanan bir blog yazari olarak ve Turk medyasini takip etmeyi midesi zor kaldiran birisi olarak bu olay ile ilgili okuduklarim karsisinda yine sasirdim. Ozellikle Turkiye’nin en cok tiklanan gazetesinin manseti sasirtti(!) beni. Bir sekilde Dan Brown’un Melekler ve Seytanlar kitabinin konusunu akillara durgunluk veren bir yaraticilik ve Sherlock Holmes kivrakligiyla bu olay ile birlestirmeyi basarmis Hurriyet. Herhalde daha konu ile ilgili tam olarak haber alamamis biri olarak gazeteyi actigimda bu senaryoyu gorunce yasadigim saskinligi tahmin edersiniz. Hos, zahmet edip metni okumaya calisinca anliyorsunuz ki amac suya sabuna dokunmadan kitabin esrarengiz senaryosundan yola cikarak kafalara bir "komplo teorisi" tohumu ekmek. Demek istedigim bilim adamlari sabotaja kurban gitmistir ya da gitmemistir demek degil. Tipki Osman gibi sunuma takiliyorum ben de. Ortada elle tutulur bir veri yokken, insanlarin kafasina senaryolar kullanilarak fikirler sokulup, gerceklerden uzaklastirilmaya calisilmasi benim derdim. Onlarca kisi hayatini kaybetmisken, olayin biraz daha ugrasilsa magazine kacacak tarafinin sunulmasi. Oncelikle ucagin durumu, ucagi saglayan sirketin durumu, Turkiye’deki alternatif ve hesapli havayolu sirketlerinin isleyisi ile ilgili olasi tartismalar uzerine gitmek yerine, senaryo tabanli komplo teorilerine dikkatin cekilmesi rahatsiz ediyor beni. Hayir, gercekten elinde veri aklinda suphe varsa adam gibi sor "bilim adamlarimiz olduruldu mu?" diye.
Nedense son zamanlarda hangi haberi okusam hic hosuma gitmeyen bir yazi isleri sahnesi geliyor gozumun onune. Ornegin bu bahsettigim haberi okuyunca suna benzer bir sahne geldi gozumun onune:
Haber merkeze ulasiyor. Soyle bir duruma bakiliyor. Nedir? Isparta’ya ucak dusmus. Kurtulan var mi? Yok. Ucakta kimler varmis? Siyasetten, spordan sanattan kimse yok gorunuse gore. Normal halk. Ah, bilim adamlari var. Fizikci. Kimlermis? CERN’de yuksek enerji parcacik fizigi ile ugrasan bilim adamlari. CERN mu? Aha, yahu bu Da Vinci’nin Sifresi’ndeki yer degil mi? Neydi o adamin adi? Dan Brown. Yok abi Da Vinci degil, Melekler ve Seytanlar kitabinda geciyor. Hah iste o. Yazalim o zaman: "Dan Brown’un ‘Melekler ve Seytanlar’ kitabindaki esrarengiz sifre muthis bir soruya neden oldu. Iste Dusen Ucaktaki Esrarengiz Baglanti". Tamam super oldu. Muthis soru ve esrarengiz baglanti nedir abi? Ya iste yaz birseyler metin olarak, o kadar onemli degil.
Elimde degil hep buna benzer sahneler geliyor gozumun onune. Bir de bunun ustune bir foto analiz atiliyor. Cunku aci haber yeterince aci degil ya biraz daha duygu eklemek lazim. Tabii eger bu sahne gercege yakinsa yine iyi, cunku burada bilincli bir yanlis onlendirme degil, kotu gazetecilik, bulvar gazeteciligi var sadece.
Neden diyorum, neden? Cunku halk bunu mu istiyor, TV’deki kalitesiz programlari istedigi gibi? Cunku senaryolu haberleri okumasi daha mi zevkli, daha mi heyecanli oluyor? Gercekler cok mu banal ve heyecansiz kaliyor? Millet olarak oyku, hikaye, roman ve genel olarak kitaba pek ragbet etmezken senaryo ve edebiyat aromali haberleri daha mi cok seviyoruz?
Gorunuse gore bu uzucu olay bir sure gundemden dusmeyecek. Sorumlular aranacak. Felaketler olmasa bas sayfalara cikamayacak olan parcacik fizigi haber olacak. Felaketler olmasa ekrana cikamayacak bilim adamlari ekranlara cikacak. Hepimiz millet olarak parcacik fizikci olacagiz, evrenin sirrini gazete mansetlerinde arayacagiz. "Vay anasini Giggs parcacigini bulacaklarmis lan", "Yok Giggs futbolcu abi, Higgs parcacigini bulacaklar" tarzi muhabbetlere taniklik edecek belki de kimimiz. Ha bir de hepimiz pilot, hepimiz sivil havaci olacagiz. "Abicim kule gorundukten sonra ucak mi duser, dumduz tutacan iste direksiyonu" tarzi muhabbetlere taniklik edecek belki de kimimiz.
Peki sizce yazinin basinda yazdigim olaylar ve surecler isiginda bu olayi takip eden milli surec nasil olacak?
Hiç birşey değşmeyecek tarih kendini tekrar edecek ve max 2. hafta sonra kimse bu uçak kazasının, ölen bilim insanlarının ve diğer insanların lafını bile etmeyecek yada seneye kazanın olduğu tarihte ölü yakınlarından başka kimse bu olayı hatırlamayacak.. Millet olarak hafıza konusunda balıklarla yarışıyorum maalesef.
* yarışıyorum -> yarışıyoruz olacak özür dilerim.
Ben medyayı okumayalı 6-12 ay oluyor. Bıraktım yani. Şu an öyle bir huzurluyum ki sormayın. Çevremdekiler ara sıra ne biçim insansın, insan gazete okumaz gibi şeyler söyleyince de gülüp geçiyorum. Bu insan olmayan mahlukların gazeteleri ne okunur de tartışmaya değer, özellikle Doğan Holding’e ait kuruluşlar.
Hiç birşey değşmeyecek tarih kendini tekrar edecek ve max 2. hafta sonra kimse bu uçak kazasının, ölen bilim insanlarının ve diğer insanların lafını bile etmeyecek yada seneye kazanın olduğu tarihte ölü yakınlarından başka kimse bu olayı hatırlamayacak.. Millet olarak hafıza konusunda balıklarla yarışıyorum maalesef.
* yarışıyorum -> yarışıyoruz olacak özür dilerim.
Ben medyayı okumayalı 6-12 ay oluyor. Bıraktım yani. Şu an öyle bir huzurluyum ki sormayın. Çevremdekiler ara sıra ne biçim insansın, insan gazete okumaz gibi şeyler söyleyince de gülüp geçiyorum. Bu insan olmayan mahlukların gazeteleri ne okunur de tartışmaya değer, özellikle Doğan Holding’e ait kuruluşlar.
Benzer bir “komplo teorisi tohumu ekme” calismasini da, Aselsan’dan iki ve Mikes’ten bir kardesimizin intiharinda gormustum. Onlarin Aselsan’da ne ile ugrastiklarini, hangi konumda olduklarini bilirmis gibi, herkes ahkam kesmisti. Yok suikast, yok bilmem ne diye… Birileri gercekten huzursuzluktan keyif aliyor.
Benzer bir “komplo teorisi tohumu ekme” calismasini da, Aselsan’dan iki ve Mikes’ten bir kardesimizin intiharinda gormustum. Onlarin Aselsan’da ne ile ugrastiklarini, hangi konumda olduklarini bilirmis gibi, herkes ahkam kesmisti. Yok suikast, yok bilmem ne diye… Birileri gercekten huzursuzluktan keyif aliyor.
Haklisin Cem bir de Aselsan olayi vardi. Ben de unutmusum onu bak.
Hurriyet’e girmek bir aliskanlik bende nedense. Bir sekilde sayfayi aciyorum. Genelde soyle mansetlere bakarim, gulerim. Son zamanlarda Turkiye ile ilgili yabanci basindan takip etmek daha iyi geliyor aslinda. Hem direk haberi aliyorum, hem de yabancilarin bakis acisini gorebiliyorum. Tavsiye ederim yani.
Haklisin Cem bir de Aselsan olayi vardi. Ben de unutmusum onu bak.
Hurriyet’e girmek bir aliskanlik bende nedense. Bir sekilde sayfayi aciyorum. Genelde soyle mansetlere bakarim, gulerim. Son zamanlarda Turkiye ile ilgili yabanci basindan takip etmek daha iyi geliyor aslinda. Hem direk haberi aliyorum, hem de yabancilarin bakis acisini gorebiliyorum. Tavsiye ederim yani.
Türker ne güzel bir yazı yazmışsın.
Sorsan herkes aynı şikayeti yapar.. Ama herkesde o gazetelerde bizim şiketimizin haberi de çıksa, ilanımız o gazetede de çıksa diye dökerler paraları.. Bas bas paraları Leyla’ya hesabı.
Kalitesizlik yaşam tarzımız oldu maalesef..
Türker ne güzel bir yazı yazmışsın.
Sorsan herkes aynı şikayeti yapar.. Ama herkesde o gazetelerde bizim şiketimizin haberi de çıksa, ilanımız o gazetede de çıksa diye dökerler paraları.. Bas bas paraları Leyla’ya hesabı.
Kalitesizlik yaşam tarzımız oldu maalesef..
Herseyden once herkes cok bilmis.Herkesin icinde bir uzman olma istegi yatiyor gibi.Birsey olunca hemen tv’lere kosup yorum yapmak istiyorlar.Sagolsun bizim medyamızda meydanı yaratmak icin hazırda bekliyor.
Gazetelere bakacak olursakta,herkes serbet verme yolunu kesfetmis durumda.Haberi oldugu gibi basit verirsem ilgi cekmiyor,suslersem mutlaka merak edip okunuyor diyor. Burada iki suclu var ;
Birincisi kaliteyi ayaklar altına seren dizi ve magazin buyusune kapılmıs halk.
İkincisi o halka gore serbet verip medyayı bitiren gazeteler.( Basta Hurriyet )
Basta kazada hayatını kaybeden arkadasım ve diger tum insanlarımıza da Allah’tan rahmet diliyorum.
Herseyden once herkes cok bilmis.Herkesin icinde bir uzman olma istegi yatiyor gibi.Birsey olunca hemen tv’lere kosup yorum yapmak istiyorlar.Sagolsun bizim medyamızda meydanı yaratmak icin hazırda bekliyor.
Gazetelere bakacak olursakta,herkes serbet verme yolunu kesfetmis durumda.Haberi oldugu gibi basit verirsem ilgi cekmiyor,suslersem mutlaka merak edip okunuyor diyor. Burada iki suclu var ;
Birincisi kaliteyi ayaklar altına seren dizi ve magazin buyusune kapılmıs halk.
İkincisi o halka gore serbet verip medyayı bitiren gazeteler.( Basta Hurriyet )
Basta kazada hayatını kaybeden arkadasım ve diger tum insanlarımıza da Allah’tan rahmet diliyorum.